Akciğer Kanseri Tedavisinde Göğüs Cerrahisi
 

Göğüs Cerrahisi

Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Kliniği, akciğer kanserinde erken teşhisin önemli olduğu kadar cerrahi tedavinin ve takibinin de önemli olduğunu vurguluyor.

Akciğer Kanseri Cerrahisi

Cerrahi kanser tedavisinin en eski ve en etkin formudur. Kanser hastalarının yaklaşık %15-20’sinde tedavi seçeneği direkt cerrahidir. Cerrahi diğer tedavi yöntemleriyle kombineli olarak da uygulanabilir.

Cerrahi tedavide amacı aynı olan farklı yöntemler uygulanabilir

Küratif cerrahi tümör dokusunun ve beraberindeki tüm lenf bezlerinin gerekirse çevre dokularla birlikte çıkartılmasını kapsar. Uzak organ yayılımının (metastaz) bulunmadığı vakalarda (tek beyin metastazı hariç) cerrahinin diğer tedavi metodlarına üstünlüğü birçok çalışmada gösterilmiştir ve akciğer kanserinde özellikle erken evrede tüm dünyada en iyi tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Cerrahi tedavi gerektiği durumlarda radyasyon tedavisi ve / veya kemoterapi ile desteklenebilir.

Adsız

Küratif cerrahi tipleri:

Videotorakoskopik (kapalı) cerrahi
Robotik cerrahi
Torakotomi ile açık cerrahi

Tanısal cerrahi (biyopsi) : Akciğerlerin özellikle uç (perifer) bölgelerinde yerleşmiş kitlelerin hem tanısı hem de tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca diğer metodlar ile tanı konulamayan kitlelerde de son seçenek olarak genellikle kapalı uygulanan yöntemdir.

Evreleme Cerrahisi: Kanserin uzak veya bölgesel yaygınlığını belirlemek için uygulanır. Mediastinoskopi veya mediastinotomi ile bölgesel lenf bezlerinde hastalığın yaygınlığı ortaya konulur ve cerrahi öncesi hastaların etkin tedavi görmeleri sağlanır.

Destekleyici cerrahi diğer kanser tedavilerine yardım etmek için uygulanabilir. Örneğin, bazı kemoterapi cihazları cildin altına yerleştirilen portlara ihtiyaç duyarlar.

Palyatif cerrahi sadece ağrıyı, kanserin ilerlemesiyle meydana gelen komplikasyonları azaltmak için kullanılır. Palyatif cerrahi hayat kalitesini arttırmak için uygulanır; bir iyileşme ya da anti-kanser tedavisi değildir.

Minimal İnvaziv Cerrahi

Minimal invaziv veya endoskopik cerrahi, bilgisayar görüntüleme ve robotik alanda gelişmeleri kullanarak etkili bir kanser cerrahisi uygulama avantajını sağlamaktadır.

Minimal invaziv cerrahinin avantajları

Daha az kan kaybı
Azalmış kan transfüzyon gereksinimi
Kısa hastanede kalış süresi
Azalmış ağrı ve ameliyat sonrası ilaç gereksinimi
Normal diyete daha çabuk dönüş
Çabuk iyileşme ve normal aktivitelere dönüş
Daha az yara izi ve daha iyi kozmetik görünüm
Video-Yardımlı Torakoskopik Cerrahi (VATS / VYTC)

Video-yardımlı torakoskopik cerrahi ya da VATS, akciğer ve özefagus kanserlerinin tanısını koymada ve / veya tedavisinde kullanılabilir. Tanı amaçlı 1,5 cm’lik bir kesiden yapılabileceği gibi tedavi amaçlı birkaç küçük kesi ve yaklaşık 5 cm ek bir kesi kullanılarak akciğerin bir bölümünün veya tamamının çıkartılması işlemi uygulanabilir. Göğüs duvarının içini döşeyen zar (plevra), akciğer nodülleri, mediyastinal kitleler ve plevral sıvı örneklemesi için çok iyi bir tanı yöntemidir. Özellikle kanserlere bağlı tekrarlayan sıvı varlığında sıvının tekrar toplanmasını engellemek için plörodez (pudra kullanılması) işlemiyle birlikte kullanılabilir.

Adsız

Robotik Cerrahi

Liv Kanser Merkezi’nde kullanılan “Da Vinci” Robotik Sistem, hastaların torasik ve akciğer kanseri tecrübelerini değiştirdi. Geleneksel cerrahide hastaların ağrılı ve büyük kesilerinin yanı sıra majör komplikasyon riskleri ve uzun iyileşme süreleri olur.

Da Vinci robotu büyük bir kesi ve kaburgaların ayrılmasını gerektirmeyen göğüs boşluğuna ulaşmayı kolay hale getirmiştir. Da Vinci’nin ekipmanları göğüs boşluğu içerisinde çevre dokulara en az zararı vererek akciğerin bir bölümünün veya tamamının çıkartılmasına olanak verir. 3D (üçboyutlu) görüntü sağlaması ve kullanılan aletlerin 360°C hareket kabiliyeti cerraha ve hastaya çok güvenli bir cerrahi sunar.

Ek Tedavi ve Takip

Akciğer kanser cerrahisi sonrası patoloji raporuna ve cerrahın operasyon bulgularına göre kemoterapi ve / veya radyoterapi tedavisi gerekli olabilir. Hastalığın evresine bağlı olarak en erken evrede %20’lerde olan nüks (tekrarlama) olasılığı operasyon uygulanan son evrede (Evre III A) %60-70’lere kadar çıkmaktadır.

Göğüs Duvar (Pektus) Bozuklukları

Göğüs kafesinde kıkırdak ve kemik dokunun normalden farklı gelişmesi olarak tariflenir. Kunduracı göğsü (içe çöküklük) ve güvercin göğsü (dışa çıkıntı) olarak adlandırılan iki temel deformite (şekil bozukluğu) tipi bulunur. Ülkemizde göğüs kafesinde bu tip sorunları bulunan 200-250 bin civarında hasta olduğu tahmin ediliyor. Kunduracı göğsü 1:3 oranında, güvercin göğüsü ise 1:6 oranında erkeklerde daha sık görülür. Kişi, psikolojik etkisi nedeniyle sorununu paylaşmaktan kaçınmaktadır. Denize giremiyor, vücuduna yapışan tişört giyemiyor ve doktora gitmekten çekiniyor olabilir. Hatta böyle bir sorunu olduğunun farkında olmayan da pek çok hasta vardır. Fiziksel açıdan yaşamlarını etkilemediği için doktora da gitmiyorlar. Fakat yaş ilerledikçe şekil bozukluğu daha da belirgin hale gelebilmektedir. Kapalı yöntem (minimal invaziv girişim) ile cerrahi tedavisi standart yöntem halini almıştır.

El ve Koltukaltı Terlemeleri

Bölgesel aşırı terleme (hiperhidrozis) nedeniyle sosyal yaşantı kalitesi düşen hastalarda cerrahi tedavi ile diğer tedavi yöntemlerine göre çok üstün sonuçlar elde edilebilmektedir. Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) ameliyatı ile el ve koltukaltı terleme aktivasyonunu kontrol eden sempatik sinirler cerrahi olarak ayrılır veya klipsleme yöntemiyle faaliyetleri bloklanır. Kapalı yöntemle (videotorakoskopik) el ve koltukaltı terlemesi %1-2 komplikasyon oranları ile başarıyla tedavi edilen hastalarda bilinmesi gereken en önemli komplikasyon kompansatuar (reflex) terlemedir. Tek seviye (T3 veya T4) operasyon uygulanan hastalarda %10-30 oranında görülmektedir ve kişinin gün boyunca kıyafetlerini değiştirmesini gerektirebilir. Klipsleme yöntemi ile opera edilen hastalarda %40-50 oranında geri dönüş olasılığı bulunduğundan klipslerin çıkartılması söz konusu olabilir. Aynı yöntem ile yüzde kızarıklık – flushing – ve yüz terlemesi de tedavi edilebilmektedir.