Stereotaktik Radyoterapi ve Akciğer Kanseri

Radyoterapi (ışın tedavisi) yaklaşık 1900’lü yıllardan bu yana klinik kullanımdadır. İlk bulunduğu yıllarda hastanın cildini geçmekte zorlanan enerji düzeyleri lineer hızlandırıcıların kullanıma girişi ile aşılmıştır. Bu sayede hastalarımızın derin bölgelerinde yer alan tümörler uygun bir şekilde ışınlanmaya başlamıştır. 1990’lı yıllarda dünyada giderek yaygınlaşan lineer hızlandırıcıların 2000’li yıllarda ülkemizde de sayıları giderek artmıştır. Lineer hızlandırıcıların yapısı yıllar içerisinde tümörü maksimum şekilde ışınlarken normal dokuları mümkün olduğunca korumaya yönelik olarak gelişme göstermiştir. Bu gelişmede cihazların kafalarında yerleşmiş bulunan çok yapraklı (MLC) ışın yönlendirme teknolojisinin sağladığı doz yoğunluğu ayarlama sistemi (IMRT) önemli rol oynamıştır. Yine hastanın tedavinin planlandığı pozisyona en yakın olduğu şekilde tedaviye girmesini sağlayan görüntü aracılı (IGRT) teknolojilerin katkısı daha hassas tedavilerin yapılabilirliğini sağlamıştır. Günümüzde 0,25 cm’lik ince MLC yapısı ve cihazda hastanın üç boyutlu anatomisini değerlendirmeye imkan veren IGRT özellikleri ile TruebeamSTx® cihazı en ileri teknolojinin hastalarımızın yararına sunulmasına imkan vermektedir.

Stereotaktik radyoterapi, aynı stereo müzikte olduğu gibi farklı düzlemlerden gönderilen ışınların tümörde maksimum hasarı meydana getirecek yüksek dozlara çıkılmasını sağlarken normal dokuları mümkün olduğunca koruyabilen özel bir radyoterapi çeşididir. 1960’lı yıllarda üretilenGammaknife®,beynin içerisinde yerleşmiş gerek metastatik gerekse primer tümörlerde stereotaktik radyoterapi amacı ile kullanılmaya başlanmıştır. Gammaknife® uygulamalarında hastanın kafatasına yerleştirilen vidaların oluşturduğu konfor sorunu ve tedavilerin tek seansta uygulanma zorunluluğu gibi durumlar alternatif teknolojilerin aranması ihtiyacını doğurmuştur. 1994’lerde robotik radyoterapi sistemleri ve ardından az önce yukarıda saydığımız özellikleri ile TruebeamSTx®gibi yeni teknolojilerin geliştirilmesi lineer hızlandırıcıların stereotaktik radyoterapide kullanımını hızla arttırmıştır.

Adsız

Akciğer Kanserlerinde Stereotaktik radyoterapi

Stereotaktik radyoterapi akciğer kanserli hastalarımızın yönetimine ciddi katkılar sağlamaktadır. Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahi, Radyasyon Onkolojisi, Medikal Onkoloji, Radyoloji ve Beyin Cerrahi uzmanlarından oluşan Multidisiplinertorasik onkoloji konseylerinde değerlendirilen hastalarımız için en iyi tedavi yöntemlerinin seçilmesine gayret edilmektedir.

Akciğer kanserlerinin tüm evrelerinde stereotaktik radyoterapi kendine uygulama alanı bulabilmektedir:

1-Erken evre hastalıkta akciğer fonksiyonları ya da diğer organ fonksiyonlarındaki yetersizlik sebebi ile ameliyata uygun olmayan akciğer kanserlerinde küratif tedavi olarak
2-Uygun sayıda ve boyutta olan beyin metastazlarının tedavisinde.
3-Daha önce tüm beyin ışınlaması yapılmış ancak beyin içinde yeni gelişen ya da büyüyen metastazların tedavisinde.
4-Vücutta az sayıda metastazın olduğu hastalarda sistemik kemoterapiye yardımcı olarak karaciğer, böbrek üstü bezi, akciğer ve kemiklerdeki metastazların tedavisinde.
5-Uygun sayı ve boyuttaki omurga metastazlarının tedavisinde.
6-Kaynağı vücudun başka bir yeri olan ancak akciğere metastaz yapmış,uygun sayı ve boyuttaki akciğer metastazlarının tedavisinde.
7-Daha önce dışarıdan küratif akciğer ışınlaması yapılmış hastalarda nüks olması durumunda kurtarıcı tedavi olarak.
8-Daha önce opere edilmiş akciğer kanserlerinde nüks gelişmesi durumunda

Akciğer Kanseri Stereotaktik Radyoterapisinde Yan Etkiler

Akciğer kanseri stereotaktik radyoterapisi hastalar tarafından genel olarak iyi tolere edilen bir tedavi çeşidi olmakla birlikte yan etkileri şu şekilde sıralanabilir:
1-Radyasyon pnomonisi: Genel olarak radyoterapiye bağlı pnomoni enfeksiyonla ilişkisiz, ateş, öksürük ve balgam ile seyreden stereoid tedavisine cevaplı bir durumdur. Çoğunlukla radyoterapi tamamlandıktan sonraki ilk 6 içerisinde görülür. Uzun süreli steroid kullanımına ihtiyaç olabilir.
2-Göğüs kafesinde ağrı ve kaburga kırıkları: Özellikle tedavi edilen tümör göğüs kafesine yakın ise bu durum gelişebilmektedir. Sıklıkla ağrı kesici kullanımı yeterli olmakla birlikte bazen ilgili kaburganın sinirine blokaj uygulaması gerekli olabilmektedir.

Özetle, Stereotaktik radyoterapi akciğer kanseri hastaların yönetiminde yukarıda bahsedilen pek çok durumda kullanılabilen, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler ile uygun bir şekilde kullanılabilen önemli bir tedavi tipidir.